Bu yazımızda O meşhur torpili çocuk Harry Potterdan ve maceralarından bahsedeceğiz.Harry Potter adını ilk duyduğumda 13 yaşında bir çocuktum.Kanal D de arada bir reklamları çıkıyor Harry Potter’ın maceralarıı YKY kitapda çıktııı diye sloganlar atılıyordu. Bu reklamları daha dün gibi hatırlıyorum ama kitaplara aşırı ilgili olan bir çocuk olarak onun namını asıl dershanede türkçe dersinde duydum. Hocamız Ümit ceb sinsioskopuna hayranlığını belirtirken kitabı okumuş arkadaşlarımla sohbet ediyordu. Kendime kızdım okumadığımdan dolayı. Hemen o sıralarda Bursa da okuyan ablama telefon ettim. Tatil dönüşü bana o kitabı getirmesi için. Ve böylece Harry Potter’in maceralarına bende ortak oldum. Bütün bunları neden anlatıyoruma gelecek olursak, şüphesiz ki Harry Potter serisi benim okumayı ve kitapları sevmemde çok önemli bir basamaktı. Hatta Edebiyat bölümüne girmeme dahi sebeb oldu diyebilirim. Bütün anne ve babaların çocuklarına mutlaka okutması gereken kitaplar arasında olduğunu da belirteyim.
Harry Potter ve Felsefe Taşı
Çevirmen: Ülkü Tamer
Sayfa: 274
Çıkış: Nisan 2001
Serinin ilk kitabı benimse okuduğum ikinci kitabı. Harry Potter hakkında herşeyi bu kitapla anlıyor ve yepyeni bir dünyaya giriş yaptığınızı hissediyorsunuz.
Harry Potter ve Sırlar Odası
Çevirmen: Sevin Okyay
Sayfa: 314
Çıkış: Mayıs 2001
’Harry Potter’ın okuldaki ikinci yılını anlatan Harry Potter ve Sırlar Odası’nda J.K. Rowling, bildik öğrenci sorunlarını – kıskançlıklar, rekabetler, çekingenlikler -yer yer ürkütücü, yer yer komik düşsel öğelerle ustaca iç içe geçiriyor. Dizinin ilk kitabı Harry Potter ve Felsefe Taşı kadar sürükleyici olan bu ikinci kitabı heyecandan soluğunuzu tutarak okuyacaksınız.’
Gerçekten de ikinci kitabla bu dünyanın artık içine giriyor,kendinizi bu dünyaya ait hissediyoruz.
Harry Potter ve Azkaban Tutsağı

Çevirmen: Sevin Okyay – Kutlukhan Kutlu
Sayfa: 509
Çıkış: Ağustos 2001
‘Okuldaki üçüncü yılında Harry’yi, yeni bir Karanlık Sanatlara Karşı Savunma öğretmeni, ilk kez alacağı Kehanet Dersi, heyecanlı Quidditch maçları ve büyücülük köyü Hogsmeade bekliyor. Ama Harry’nin öncelikle Sirius Black’in elinden kurtulması gerek. Harry Potter ve Azkaban Tutsağı, beklenmedik gelişmelerle her sayfasında okuru biraz daha şaşırtan, biraz daha heyecanlandıran bir kitap.’
Benim ilk okuduğum Harry Potter kitabıydı. Kitaplar birbiri ile bütünlük oluştururken aynı zamanda kendi içinde de bütünlük oluşturduğundan okumakta pek zorluk çekmemiştim.
Harry Potter ve Ateş Kadehi
Çevirmen: Sevin Okyay – Kutlukhan Kutlu
Sayfa: 664
Çıkış: Kasım 2001
Serinin bana göre en güzel kitabı. Ateş Kadehini farklı kılan artık bizim için bilindik bir dünyaya yenilikler katmasıydı. Yani bir öykünün gelişme kısmına benziyordu. Ayrıca romantik ilişkiler ve üslubdaki değişiklikler fark edilebilir bir derece de gelişkindir.
Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı
Çevirmen: Sevin Okyay – Kutlukhan Kutlu
Sayfa: 1114
Çıkış: Eylül 2003
‘Dizinin ilk dört kitabından gözlerimizin önünde adeta etten kemikten bir büyülü dünya kuran J.K. Rowling, yaratıcılığıyla yine başrolde: Satırlara ve satır aralarına serpiştirilmiş zekice ayrıntılar, olay örgüsünü daha da zenginleştiriyor, büyülü dünyaya yeni renkler katıyor. Bu sürükleyici kitabı elinizden bırakamayıp kalınlığıyle ters orantılı bir hızla okuyacak ve tıpkı Harry gibi bir sonraki okul yılını iple çekerek Hogwarts’tan ayrılacaksınız.’
Normalde bir kitabın uzunluğu ilk bakışta göz korkutur ama bu kitapla birlikte ben bu kanıyı yıktığıma inanıyorum. Serinin en çabuk bitirdiğim kitabıydı.
Harry Potter ve Melez Prens

Çevirmen: Sevin Okyay – Kutlukhan Kutlu
Sayfa: 618
Çıkış: Eylül 2005
2005 yılının dünyada en fazla satılan kitabıydı ki bu rakam milyonlarla ölçülmekte. Ayrıca Dumbledore’un ölümüde hala hafızalarda tabi. Aslında J.K. Rowling bu kitapla birlikte karekterlerine karşı önyargılı olmadığını ve tarafsızlığını kanıtladı.
Harry Potter ve Ölümcül Yadigarlar

Sayfa Sayısı: 700
Baskı Yılı: 9 Ekim 2007
Serinin son kitabı, bütün soruların çözümlendiği bir macera kitabı. Diğer kitapların aksine olay değil,çözüm kitabı. İlk 6 kitabı okumamış bir macerasever bile kitabı alıp rahatlıkla okuyabilir. Kitapla ilgili ise merak ettiğim tek şey o kadar ölümün olmak zorunda olup olmadığıydı. Ayrıca Finalde daha fazla bilgi verilebilir,kitabın sayfa sayıları uzatılabilirdi. Sanıyorum ki burada yayıncının ve okuyucuların baskısı devreye girerek kitabın yazarına etki etti. Yoksa öyle bir hayal gücünden böyle bir son beklemezdim. Fakat bize bile olur,bir işe girişip başarılı olduktan sonra,onu bitirmeye yakın, bitsinde artık nasıl biterse bitsin diye düşünürüz. Bu konuda Russell’ın bir sözü geliyor aklıma ‘İnsan ciddi bir kitap yazdıktan sonra istediği kadar saçmalama hakkına sahiptir.’




Yorum Yapın