Kategori Arşivi Kitap-Eleştiri

Fakir Edebiyatı- Açlık-Knut Hamsun

–Fakir Edebiyatı ve Açlık–

Fakir Edebiyatı deyimi kullanım alanı itibariyle pek çok bakış açısına sahip, bir o kadar da sık kullanılan bir öbektir. Kimileri bu deyimi tezyif edici bir şekilde dillendirir kimisi de edebî eserlerde var olan fakirlik durumunu anlatma çabasıyla ön plana alır. Öyle ki edebiyat ekseriyetle fakirlik kültüründen beslenmiştir.  Geçmişten günümüze ulaşan birçok büyük kültürde bu temayı kullanmıştır. Yenilik arama ışığında olan çağımız, belki de bu yüzden bu temanın üstüne gidiyor ve onu mizahî bir alaya alıyor olabilir. Fakat biz burada gerçek manasıyla ele alacağız. Çünkü değiştiremeyeceğimiz tek gerçek bu temayla yazılmış yüzlerce harika eser olduğu.

Knut Hamsun’un Açlık adlı eseri ana konusu itibariyle fakirlik edebiyatının en büyük örnekleri arasında gösterilir. Zaten eser minval ve muhtevası bakımından birde adından anlaşılacağı üzere ‘açlık’  hissi ve bunun karakterdeki etkisi üzerinde durur. Açlık tabiatı itibariyle bir roman özelliği taşısa da uzun bir öyküyü andırması onu okunur hale getiren büyük bir etken. Sonraki Sayfa »

Cam Hücre-Patricia Highsmith

Cam Hücre

Patricia Highsmith’ten bir edebiyat şöleni daha. Philip Carter bütün kötü şeylerin sadece başkalarının başına geleceğini sanarak yaşayan binlerce insandan biridir. Ta ki, haksız suçlamalar, cezaevi, morfin, işkence, ihanet ve sonunda kapısını çalan cinayet bütün yaşamını kuşatıncaya kadar… Cezaevindeki taş hücresindn camdan görüşme kabinine, cam morfin şırıngasından herkesi görebildiği ve herkes tarafından görülebildiği yaşamın ‘cam hücre’sine uzanan bir serüven… Patricia Highsmith, işlemediği bir suçtan altı yıl cezaevinde kalan, başarılı mühendis, Fransız edebiyatına meraklı, klasik müzikten hoşlanan, tüm dünya bir cezaevidir, cezaevleri ise dünyanın abartılı biçimleridir diye düşünen ‘iyi aile babası’ Philip Carter’ın hayatındaki ‘kara ayrıntılar’ın giderek çoğalmasının soluk kesici hikâyesini anlatıyor ‘Cam Hücre’de…

Dipnot: Kitabın arka kapağını aynen olduğu gibi yayınladım, gerekçem basit: zaten ilgi çekici…