Bu yazımızda O meşhur torpili çocuk Harry Potterdan ve maceralarından bahsedeceğiz.Harry Potter adını ilk duyduğumda 13 yaşında bir çocuktum.Kanal D de arada bir reklamları çıkıyor Harry Potter’ın maceralarıı YKY kitapda çıktııı diye sloganlar atılıyordu. Bu reklamları daha dün gibi hatırlıyorum ama kitaplara aşırı ilgili olan bir çocuk olarak onun namını asıl dershanede türkçe dersinde duydum. Hocamız Ümit ceb sinsioskopuna hayranlığını belirtirken kitabı okumuş arkadaşlarımla sohbet ediyordu. Kendime kızdım okumadığımdan dolayı. Hemen o sıralarda Bursa da okuyan ablama telefon ettim. Tatil dönüşü bana o kitabı getirmesi için. Ve böylece Harry Potter’in maceralarına bende ortak oldum. Bütün bunları neden anlatıyoruma gelecek olursak, şüphesiz ki Harry Potter serisi benim okumayı ve kitapları sevmemde çok önemli bir basamaktı. Hatta Edebiyat bölümüne girmeme dahi sebeb oldu diyebilirim. Bütün anne ve babaların çocuklarına mutlaka okutması gereken kitaplar arasında olduğunu da belirteyim. Devamını oku »
DEFTER/ORJİNAL ADI THE NOTEBOOK
KİTABIN YAZARI: NİCHOLAS SPARKS
KİTABIN YAYINEVİ:ARTEMİS YAYINLARI
BASIM TARİHİ : MART 2009
Nicholas Sparks ı daha önce hiç duymamıştım. Devamını oku »
Çok öncelerden beri birçok istatiktik kurumunun,gazetelerin,prestijli üniversitelerin güncellenmiş en iyi kitaplar listesini takip ederim.Ne var ki bu listeler her zaman olay olur.Kimi yazarlar başkaldırır,kimileri bunların ticari olduğu görüşünü savunur.Dostoveyskisiz,Kafkasız listelere kızarlar.Bu konu hakkında daha detaylı bilgi için En iyi 100′e giremeyen devler ve Yazarların Kitaplığından Dostoveyski Çıktı haberlerine tıklayınız. Peki ama bizler neye inanacağız?Belki ticaret işin içinde belki de değil, ama oylanarak seçilmiş bu kitaplar için suçlanacak tek yer bunu yayımlayan siteler değildir.Demek istediğim bizler gençlerimize ne kadar Dostoveyski okutuyoruz.Ortaöğretimde olan her genç için geçerli olan kitapların başında şu aralar Stephanie Meyer’in serisi geliyor.İlk kitabını okuyup,filmini izledim.Ama Dostoyevski’nin verdiği tadı veremedi bana.Veya Dostoveyski abim bu konu da örnek olmaktan bıktıysa, Patricia Highsmith ablam onun yerini rahatça alacaktır.Lafı çok fazla uzatmadan sizlere kendi En iyi 10 kitap listemi sunuyorum.Tabi güncelliğini göz ardı etmeyiniz.İnşallah diğer yazarlar gücenmezler…
Tüykalem.Com’un En İyi 10 Kitap Listesi 2009 Devamını oku »
Independent Gazetesinin yapmış olduğu araştırmaya göre ,birçok kadına en çok etkilendikleri kitap sorulmuş.İşte kadınların en çok etkilendikleri ortak 5 kitap şöyle;
Charlotte Bronte’dan “Jane Eyre”
Emily Bronte’den “Uğultulu Tepeler”
Mary Ann Evans’ın (1819-1880) “Middlemarch”
Jane Austen’ın “Aşk ve Gurur”
Toni Morrison’ın (1931 – ) “Sevgili” isimli kitapları.
Kitapların yazarlarının çoğunun kadın olması da ilgi çekici bir konu.

- Dracula 1992 ABD yapımı filmdir. İrlandalı yazar Bram Stoker’ın 1897′de yazdığı ünlü romanı Dracula’dan uyarlanmıştır.
-Gurur ve Önyargı(Türkçeye Çevrilen Aşk ve Gurur,Özgün Adı Pride and Prejudice)Benim en sevdiğim yazarların başında gelen ingiliz yazar Jane Austen’in ikinci romanı.18 Ocak 1813′te yayımlanan roman, 1796-1797 yılları arasında kaleme alınmıştır. İlk filmi Robert Z. Leonard’ın yönetmiş ve başrollerinde Laurence Olivier ile Greer Garson yer almıştır. 2005 yılında çevrilen ikinci filmi ise Joe Wright yönetmiş, Keira Knightley, Matthew MacFadyen, Brenda Blethyn,Donald Sutherland, Tom Hollander, Rosamund Pike, Jena Malone, Judi Dench yer almıştır. Keira Knightley bu filmdeki performansı ile Oscar ve Altın Küre’ye aday gösterilmiş en genç oyuncu ünvanını da almıştır. Devamını oku »

Patricia Highsmith’ten bir edebiyat şöleni daha.Philip Carter bütün kötü şeylerin sadece başkalarının başına geleceğini sanarak yaşayan binlerce insandan biridir.Ta ki, haksız suçlamalar, cezaevi, morfin, işkence, ihanet ve sonunda kapısını çalan cinayet bütün yaşamını kuşatıncaya kadar…Cezaevindeki taş hücresindn camdan görüşme kabinine, cam morfin şırıngasından herkesi görebildiği ve herkes tarafından görülebildiği yaşamın ‘cam hücre’sine uzanan bir serüven… Patricia Highsmith, işlemediği bir suçtan altı yıl cezaevinde kalan, başarılı mühendis, Fransız edebiyatına meraklı, klasik müzikten hoşlanan, tüm dünya bir cezaevidir, cezaevleri ise dünyanın abartılı biçimleridir diye düşünen ‘iyi aile babası’ Philip Carter’ın hayatındaki ‘kara ayrıntılar’ın giderek çoğalmasının soluk kesici hikâyesini anlatıyor ‘Cam Hücre’de…
Dipnot:Mutlaka okuyunuz efenim