Kategori Arşivi Şiir

Bir Dilek Diledim

BİR DİLEK DİLEDİM

 

bir dilek diledim…
diledikçe dilendim.

bir dilek diledim…
geldiğinde gitmişti.
bir beste kulaklarımda ”gitmek için gelmişti…”

bir dilek diledim…
dillendirerek
o noktada harcadım sevgimi, kendimi!

bir dilek diledim…
gördüğümden itibaren benliğimi!
erken davranmak gerekiyormuş. yazık!

bir dilek diledim…
bakışları yakıcı!
sızlayan kalbim mi bedenime mani?

bir dilek diledim…
sesi ince, bedeni zarif.
gülsün istedim, güldü! ama kirli mazi’i!

bir dilek diledim…
en sonunda tuttu
garip talihimmiş tutturduğu!

bir dilek diledim…
sözleri notalar eskitir!

bin dilek diledim…
tek bir dilek! için;
hayat bana tek bir şarkı söyledi;
öd(i)lek!

 Ömer Tahir 

27 Eylül 2011

Korku

Korku

Korkuyu tanıyorum,
biliyorum kuyudaki zamanı
işlemediğim suçların korkusunu çekerken…
Soğuk kaldırımlar üzerinde, ben!
dalgın ve yorgun hissederken,
insanların sinsi ve süzgeç bakışları…
Korkuyorum.

Belki hayal, belki hastalık,
bir varlık sorunu var ortada, biliyorum.
Tüm gücüyle bastırıyor üzerime
Ortaya çıkarken,’Suç ve Ceza’ etkisi.
Sokaktaki dilenciyi gördüğümde ‘Empati’,
ve ‘Açlık’ bir dramı!
köhne bir gemiydi anımsıyorum!
kaçış…
Anlatamıyorum.

Fark edilecek derken yangınlar yaşarken!
itfiaye’den kaç!
Polislerle saklambaç…
Ambulans sirenleri!
kulaklarımın sahte dikenleri…
Sesleri mi ürkütüyor beni?
Bilinmeyen numaralar bilinmiyor,
isyanımın cevapsız çağrısı!
Kan davacım beni bulmuş gibi…
Vicdan! korkumun davalısı.

An’ın hayatı! kayboluşlar yaşıyor.
Girdiğim kuyu ‘Olasılıksız’
İşlenmemiş suçlar,
Korkuyorum!
Bedenim sigara yakıyor,
dumanları kan kokuyor!
Garip ki!
kendine zarar vermekten tırsmıyor.
Korkuyu alıp satan Ölüm!
bana bir tasa vermiyor!

Varlığım korkular geçti,
Sonra geçen benmişim,
fark etmemişim…
Harcarken üstü kalsın dediğim zamanlarım!
Ezilmekten korkarken
hep ezilmişim…

Kendimi yargılıyorum,
Herkes birgün yapacak!
herhangi bir yaşımda,
herhangi bir dönemdeyim.
Uzak bir mesafeden,
kendimi izlemekteyim!
Hatalar zinciri var bir yerde…
Dev bir yığın olmuş,
altında ezilmekteyim!

Yalnız Kentin Sarı Işığı

Yalnız Kentin Sarı Işığı

Karanlıktayım,
Kırmızı bir sokak lambası,
Penreceremden içeri süzülen,
Birde düşüncelerim yanımda
Pencerenin ardını gözetleyen.

Ağaçsız sokak,tuğla binalar
Birkaç kerpiç de karışmış araya
Parçalanmış gazete sayfaları
Manşet haberi uçuyor havaya.

Rüzgar aynı türküyü söylüyor,
ve çırpmıyor kuşların kanadı.
Ortada tek bir yaşam dönüyor
Yalnız kentin sarı ışığı.

Köşededir kendini sorgular,
Tükenmiş yorgun gözleri
Ayın yansımasında gördüm
Derindi çektiği acılar.

Aynalardan daha az gerçek,
camın ötesindeki ben.
ve karanlıktayım
bu sefer değilim tek.
Sen varsın karanlıkta,
Karanlıktayız,
O karanlıkta.
Birbirini yansıtmıyor aynalar.
Düşünüyorum,
Düşünüyoruz,
ve siz düşünüyorsunuz,
Fakat bulunmuyor aydınlıklar.

A.Serdar Arslan

Çıplak Sokak

ilk önce çıplaktı sokak,
sonra toz bulutları giyindi.
simsiyah gökyüzü sardı beni,
kızmıştı;
ışığı, aydınlattı penceremi.

Uçuşan yaprakların aydınlığı,
Sonra çıplaktı sokak.
'P'isli dumanın bilinmezliği,
Üçüncü sayfadaydı haber;
Buydu çıplak sokağın ardına gizlendiği.

Evine ekmek götüren adam,
Köşede ki arsız serseri,
Bu gece çıplak sokak,
ve masumun kanıydı sokağın giyindiği.

Çıplak sokak,
Çıplak gece,
Ne kadar saklanırsa saklansın;
gölgesine
Güvenme asla ona,
Seni seven kimse yoksa içinde.

A.Serdar Arslan

Kan

Kan

Korkmak,
Bilinçsizce,
Titreyerek,
ve damarlarındaki kan,
ve kalp ağrısı,
Üstelik insanlardan,
Telaş çığlığı ardından
binbir karmaşa,
sonra ruh;
beyaz ve kara
sonra masumların sesi
ve ensendedir ecelin nefesi,
titreyerek,
üstelik kan,
çekilir bir solukta damarlarından.

A.Serdar Arslan

Belki de.

Belki de.

Gidemediğimiz yerler gidemediğimizden güzeldir,
Göremediğimiz şehirler yine bu yüzden.
Görmek isterim uzak şehirleri,
Bütün bu hasret, göremediğimden mi?

Duyulmayan şarkı,
sen duyulmadığın için,
takıldın dilimize.
Hergün dinleseydik eğer,dolarmıydık dilimize?

Uzak kaldığım dost,evet sen!
Sanma ki bitti herşey görüşemedik diye,
Dostluğumuz her an bir olamadığımızdandır,
Sevildiğin bu yüzdendir belki de.

Sevemediğimiz sevgili, ey! sen,
Yüz vermedin,bakmadın bize.
Bil ki sevemediğimizden özelsin,
Ellerini tutamadığımızdan belki de.

Sen! kara sevdam,sen! sevgilim,
Sen neden değerlisin peki?
Herşeyinle benim olsaydın,
Hala sevebilirmiydim seni?

Okumadığım kitaplar, ya siz?
Sizde çok önemlisiniz.
Açamadığım için mi sayfalarınızı,
Yoksa alamadığım için mi değerlisiniz?

Suç işleyen mahkum,
Doğaya hasret şimdi...
Belki de vurmadığı içindir yüzüne,
Rüzgarın nefesi,martıların sesi.

Anneler ve babalar,
Siz ölünce değerlisiniz,
Rahat bırakın modernize yavrunuzu,
Daha önemli işleri vardır belki.

Ve sen herşeyden sıkılan insan,
Depresyon geçiriyorsun kendi halinde...
Gitmek mi istiyorsun,
Hadi! git,
Sıkılmanın sebebi,
Gidecek bir yerin, olmadığından belki de.

Hissedilmeyen duygularımız,
Siz hissedemediğimizden özleniyorsunuz?
Devamlı hissettiğimiz duyguyu,
Severmiydik sanıyorsunuz?

Sorgulanmayan bilgi,sorulmayan sorular,
Siz sorulmadığınızdan gizlendiniz,
Biliyorum,
Sizi sevenlere değil sevmeyenlere acıyorum.

Herşey birbirine hasret,
Herşey birbiriyle bütün,
Bizse bizim olmayanla...
Sahip olduklarımızın ne kıymeti var ki ?
Sahip olamadıklarımızdan başka.

A.Serdar Arslan

Karmaşa

Karmaşa

Bu benim,
ve işte buradayım.
Özgürleniyor nefesim,
ben hıçkırıkların tutsağıyım.
Kalbimdeki haykırışlar,yok oluşlar,kendimi buluşlar,
ve ben buradayım,
burası özgürlerin esiri,
burası kayboluşun mevsimi.
İşte!
Bu benim,
buradayım!
Bu ise karmaşanın resmi.

A.Serdar Arslan

2 sayfa arasında 1 12