Masal mı Gerçek mi?

Hayal kurmak masallara inanmanın başlangıcıdır. Öyle bir gerçekliktir bu, kişiden başkası bilemez. Göremez, duyamaz ve tanıyamaz. Milyarlarca insanın var olduğu gerçeğinden bîhaber yaşayan bizler onlara yok diyebilir miyiz? Bilemiyoruz. Belki varlar ama bu varlık bizden o kadar uzak ve soyut ki size Himalaya dağlarının eteğinde yaşayan dört kollu adamın dramını anlatabilirim(!) Demek istediğim, dünya üzerinde size ait tek şey bu. Belki de… Tek gerçek… Sizden alamayacakları yegâne kavram…

Hayal gücü!

Sınırları çizilmemiş sonsuz bir düşünce kaynağı ne kadar da etkileyici ve büyüleyici geliyor kulağa değil mi? Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı George Orwell’in eserini okuyanlar bilirler, geçen diyalogda şöyle bir cümle kuruluyor; ‘’Doğa yasaları denen şey saçmaydı. İstesem bir sabun köpüğünü bile uçurabilirim. Eğer o uçtuğunu düşünürse, bende aynı anda onun uçtuğunu gördüğümü düşünürsem, o zaman olay gerçek olur.’’ İşte bu kadar basit… Evet! Bu kadar basit…

Tüm insanlığın değil, sadece çevrenizin inanması bir şeyi gerçek kılmıyor mu? Masallar dünyası neden olmasın?

Paul Auster Karanlıktaki Adam’da şöyle der;  Tek bir gerçek yoktur. Pek çok gerçek vardır. Tek bir dünya yoktur. Pek çok dünya vardır. Ve bu dünyalar ve karşı- dünyalar gölge- dünyalar olarak birbirini paralel görürler. Her bir dünyayı bir başka dünyadaki kişi rüyasında görür ya da onu hayal eder. Her dünyayı başka bir akıl yaratır. 

Hayatınızda bir kere olsun yalan söylenmişsinizdir. (Hadi canım, bırakın şimdi yalanı!) Karşınızdaki insanın sizle ilgili gerçeği o yalandan ibaret olmuyor mu? Gerçekliğin pek öyle basit bir tanımı olmasa gerek!

Bir arkadaşım geçen günlerde gerçekleşmesi imkânsız duruma düşmüş en büyük çocukluk hayalini anlattı bana. İstersen hala yapabilirsin deyince de garipsedi… Hâlbuki ben ciddiydim. Hala da ciddiyim… Gelgelelim konu, İngiltere Milli Takımına karşı ilk golü atmak. Malum golümüz yok henüz. Dedim biz sanki geçmişte sen atmışsın gibi davranabiliriz. O durumda sen atmış sayılmaz mısın? İtiraz etti, hayır, ben gerçek bir örnek istiyorum. Düşündüm, teknoloji gelişmiş. Bilgisayarlarda oynanan dolusu futbol oyunlarında at bir gol. Sevinelim. Seni bununla analım.

İlk bakışta bana da saçma gelmiyor desem yeridir kardeşlerim. Ama bizim baktığımız gerçeklik bu dünyanın penceresinden görülenler kadar. Bunun ötesi? Hiçbir insanla tanışmamış, ormanda yetişmiş bir çocuk örneği alalım. Tarzan değil. O eskidi artık. Başka biri olsun bu. Ne önemi var bu adam için atılan golün? Karnımızın doyduğunun? Baktığımız pencerenin? Gittiğimiz yolun? Onun gerçeği değil ki bu… Kimseye söylemeye, ispatlamaya gerek var mı? Demek istediğim dünya gerçeğinin dışında bir gerçeklik bu…

Fantezi’nin doruğa çıktığı saatlerin elbette bir cezası olmalı. Bu dünyada karşılıksız bir kavram görenler bana ulaşsınlar da beraber tartışalım.

Bahsi geçen hayal gücü, dünya gerçeğiyle kendi gerçekliğinin arasında bir yerlerde, Ahmet Hamdi’nin deyimiyle ‘Eşik’te kalmayı gerektirir. Çünkü bedeniniz hala bu dünyaya aittir. -‘Burda mısın evladım’ ‘Aklın nerede’ diyen hocalarımı saygıyla anıyorum.- Ruhun kopup dünya gerçekliğine dönmesi esnasında tıpkı güzel bir uyku’dan –ki uykuda bir hayal yöntemidir- uyandıktan sonra onu devam ettirme çabası içindeki üzgünlük hissi beraberinde bir acıyı getirir. Yani oradan ayrılıp zamana geri dönmek, umutsuzluk ve hayal kırıklığını barındırır. Dünyaya dönmüş ve gerçek olmadığını düşünmüşsünüzdür. Delilik ile sağlıklı olmak arasındaki ince bir çizgidir bu ayrımı yapabilmek… Siz insanların neden çocuk oyunlarını bıraktığını sanıyordunuz? Neden hayal etmeyi bıraktıklarını?

Yazarları tenzih ederim. Her yazar içinde bir parça taşır bu yazıdan. Yazdıkça yaşar hayallerini çoğu yazar.

Herkesin ihtiyacı kadar yararlandığı bu dünyanın fazlası delilik ayarı; kendisi yalan; gerçeği, bir parça ihtiyacımız olduğudur. Sonrasında ister masal koyun adını ister efsane. Siz inandığınız sürece gerçektir duygular…

M.Ömer Tahir

20.09.2011

Yorum Yap


Not - Bunları KullanabilirsinizHTML tags and attributes:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>