Ormanın Öğrencileri-Anı
Herkese merhabalar. Konunun başlığı ilk bakışta bana da acayip geldi ama ne demek istediğimi yazımı okuduktan sonra zaten anlayacaksınız.
Bugün sizlere Eskişehir orman bölge fidanlığının 2 katlı şirin mi şirin erkek öğrenci yurdunu anlatacağım. Aslına bakarsanız şimdiden çok özlediğim orman yurdu, o kadar güzel bir yerdir ki hayran olmamak elde değildir. Ormanın içinde, dediğim gibi 2 katlı maksimum 20 öğrenci barındırabilen ama uzaklığı nedeniyle her sene en fazla 10 öğrenci bulunduran erkek yurdu vardır. Eski köy evlerini andıran şirin bir binadır. Ormanın içindeki ağaçların kokusu sizi kendinizden geçirirken, siz yüzlerce ağacın ortasında hayatınızın anlamını düşünür durursunuz. Yolları kapamış sarmaşıklar tünel oluşturmuştur, içine girince korkuyu hissedersiniz. Bir kış olur ki sorma öğrencisindir ayağının içi su dolar da ses çıkarmazsın. Yağan karlar ağaçların üstünde meyve gibi durur da koparıp yiyesin gelir. Bazen otobüsü kaçırırsın o ayaza, şoföre sinirlenirsin ve son ses söylenirsin de kimse duymaz.
Son duraktır orası, bekleyecek öğrencilerinden başka bir şeyi yoktur ağaçların. Gövdelerinde âşıkların adı yazmaz. Uzun bir yolu şoförle muhabbet ederek geçirirsin, arada bir de yağ çekersin belki yüz metre ileride, durakta değil de, hemen yolun kıyısında bırakır seni diye…
Orman bölge böyle bir yerdir işte, sevda gibi bir türkü gibi. Hele sabahın yedisinde otobüs beklerken o yolların yalnızlığı? Son ses şarkı söylerim; karşımdaki tepeler de sesim kötü değilmiş gibi alkışlar beni. Çıkar ilişkisi yoktur aramızda. Sonra otobüs gelir…30 dakikalık bir yolculuktan sonra hiçbir şeyin sana ait değildir artık, hayatın telaşına kapılmışsındır. Tramvaya binmek için savaşırsın adeta, tıkış tıkış girersin içine. Okula varırsın ve asıl telaş o zaman başlar. Bazen geç kalırsın, fırsat bilip kahvaltı yaparsın, akşama kadar bıkkın gözlerle birlikte yaşarsın, boş beyinlerle muhabbete kapılırsın ama her gün aynı şeyi beklersin; akşam olsa da ormana gitsem…
Akşam olur, şoför ağabey rampayı çıkınca orman bölge gözükür. Şansın varsa yolun kenarında indiriverir seni, mutlu olursun. Ormansa seni her gün aynı sevecenlikte karşılar, ağaçlar sanki ben geldim diye oynatır yapraklarını. Bazı akşamlar 3–5 adam yolun kıyısında içmektedir, tipleriyse güven vermemektedir. Açıkçası korkarsın ve ıslıktan başka güvencen yoktur.
Coni, akbaş, beyaz kurt… Hepsi gelir de o kadar yolda yoldaş olur sana, güven tazelersin. Hayır! Onlarında benden çıkarı olduğunu sanmıyorum, ormanda her gün mangal yapılıyor, artık, eksik, kemik hepsi onlara kalıyor ama herkes gitti mi onlarda kendine arkadaş arıyor. Sana yurda kadar eşlik ederler de bir kuru ekmeğe talim ederler, vermesen de bişi demezler. Sonra içeri girersin, sıcak bir his kaplar içini. Evine gelmişsindir, bundan sonra umursamazsın hiçbir şeyi.
Hafta sonlarına gelecek olursak başka bir güzeldir. Yazsa eğer, pikniğe gelmiş insanlarla doludur. Eğlenmenin, o tadı almanın telaşına kapılmışlardır. Kışsa eğer, çok soğuktur. Eldivenlerini alıp kapıya çıkarsın, donmamak için bir türkü tutturur, bekçi kulübesinde sıcak bir çaya mutlu olursun. Bahar gelir, sessiz yalnız akşamlarda bağıra bağıra sallanırsın, sanırsın ki etrafında ağaçlarla gökyüzünde uçarsın. Bazen tren geçer; cuf cuf cuf… Kondüktörle selamlaşırsın, el sallarsın da treni öttürüverir. O anda o bile havasına kapılmıştır. Mutsuz insan yoktur ormanda.
Orman bölge böyle bir yerdir, güzeldir, her şeyden çok özlenendir. Bir tek sevdiklerin yoktur yanında ama memleketini aratmaz insana.
Bu kadar yazdık bir kıssadan hisse yazmadan geçmeyelim. Hikâyeniz neredeyse orada yaşayın.
A.Serdar Arslan
Ağustos-2009

Serdar Bey gerçekten cok etkileyici bir yazı olmuş bu noktada sizi tebrik etmek istiyorum.insanın bahsettiğiniz yeri gidip göresi geliyor.
bende cok begendim ogrencilik yılları en guzel yıllardır degerini bilmek lazım
Yorumlarınız için teşekkür ederim.Daha birçok yazılar yazıcağım.Sitemizi takip etmeye devam edin ve güzel yorumlarınızdan bizleri mahrum bırakmayın.
Ormanın Öğrencileri…
Bir başkadır orman; öğrenciyken,bir başkadır mevsimler; giderken……