Tüykalem.Com’un okuyucularından buradan özür dilemek istiyorum. Uzun zamandır yazı yazmıyorum fakat özrümün sebebi bu değil. Ben bu yazıyı sadece bir kişi için yazdım. Bu yüzden. Her gece rüyalarımda olan, hayali üzerinden ne kadar paslı yıllar geçse de yanımdan ayrılmayan biri için… Hayatımda ne kadar çok hata varsa uyguladığım, sırf beni sevdiği için kötülük yaptığım biri… Şimdi olsa değişir miyim bilmiyorum, olmayacağını da biliyorum, imkansızdık biz. Çocuklukla devlerin aşkı tadındaki maceranın iki neferiydik. İki küçük çocuk, yahutta büyüyüp küçük kalmak isteyen, tüm hayata, tüm insanlara direnen kalptik biz. Dedim ya şimdi olsa, bırakın üzmeyi, sesimi yükseltirmiydim bilmiyorum…
- Her şey olağan olup, sıradanlaşınca yükseltirim belki? İnsanoğlu çok nankör ne de olsa…
-Hayır! Neden yükselteyim? Ben dersimi bir kere almadım mı? Aynı hatalara bu sefer izin verirmiydim?
düşünceler, anımsamalar, hatıralar, kayboluşlar…
Ben dünyanın en masum şeyini mahvettim… Kırdım onu, parçaladım, bende parçalandım onunla… Ruhumu böldüm, bölündüm…
İnsan en çok sevdiğine zarar verirmiş, belki de bu yüzdendir ha? Çünkü en çok ben sevmiştim seni… Aklının hayaline getiremeyeceği kadar… Klişe cümleler… ama evet, hayatın anlamı değil, anlamıma hayat katansın… Nazım Hikmet benden önce söylediği için kıskanıyorum. Ne demişti Pirayeye? ‘Ben sensiz de yaşarım ama seninle ayrı bir yaşarım..’
Yaşarım elbette, gülerim elbette, doyarım elbette… ama sevemem, ama bulamam seni, senden başka olmadığını bile bile…
Söylemek istediğim o kadar şey var ki, senden af dilemek ve ne olursan ol, kim olursan ol veya ne kadar batarsan bat, benim için en değerli insan olacağını unutma… Ben mi? Ben çekilmez bir adam olmaya devam edeceğim, mimoza çiçeğimdeki… Birde müzeyyan senardan senin sesini gözlerinin rengini dinleyeceğim… Unutmak için değil, hatırlamak için.. seni dinlerken beni anımsatan koparılan çiçeğim…
Senin Sesini Gözlerinin Rengini
Ben bu yazıyı sana yazdım… üstelik herkesin okuyabileceğini fakat senin okumayacağını bile bile…